Sene 2004
Türkiye’de bankacılık sistemine ilişkin soruşturmalar Cem Uzan’ın mal varlıklarına uzanmıştı. Beykoz Çubuklu’daki Sazak Villaları’ndan Uzan’a ait eve, yaklaşık yüz polisin katıldığı bir operasyon düzenlendi.
Bodrum katında raylı konstrüksiyonla yapılmış bir kontür havuzu bulundu. Operasyonun magazin tarafında başka ayrıntılar da vardı ama bizim dosyamızın adı belli: havuzun içinde beş milyon Telsim kontür kartı duruyordu.
Kartlar nasıl paraya dönüşüyordu?
İddiaya göre kontür kartları yakın ve güvenilir kişiler tarafından telefon bayilerine el altından satılıyor, normal komisyonun çok üzerinde pay bırakılıyordu. Satış karşılığında fatura kesilmediği için Telsim’in kasasına ve vergi olarak devlete gitmesi gereken para sistemin dışına çıkıyordu.
2004’te farklı değerlerde altı tip Telsim kontür kartı vardı. Beş milyon kartın tamamı en düşük değerli kartlardan oluşsa bile piyasa karşılığı onlarca trilyon liraydı; en yüksek değerli kartlarla hesaplandığında rakam yüzlerce trilyona çıkıyordu.
Havuzun kamuoyu açıklaması
Hikâyeyi en iyi özetleyen diyalog polis ile Cem Uzan’ın avukatı arasında geçiyor. Polis, son derece profesyonel biçimde hazırlanmış havuzu nasıl değerlendirdiğini soruyor.
Avukatın cevabı dönemin hafızasına kazınıyor: “Şirketlerine el konan birisinin mal kaçırması insani bir tepkidir.” Bazen bütün dosya tek cümlede kapanır. Havuz doluydu; açıklama daha da doluydu.