
Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Astronot Kedisi
Kedi paraşütü, roket yakıtı ve 24. Sokak: çocukluğun sınırsız deney hakkını anlatan absürt hikâyeyi aç.
Bebe olmanın en iyi yanı sınırsız aptal olma hakkıdır.
Diş macununun tadını sevmediğim için yıllarca tüp çikolatayla dişimi fırçaladım. Sonra ekmeğe diş macunu sürüp yiyen bir çocukla arkadaş olduk. Aptallıkta sınır tanımıyorduk.
Yatak çarşafından kedi paraşütü icat edip prototip aşamasında kedileri balkondan aşağı bıraktığımızı hatırlıyorum. Kediler sertçe iniyor ve üzerlerine kapanan çarşafla koşuyordu.
O dönemler tam bir baş belasıydım.
ÇOCUKLUK: AR-GE BÜTÇESİ YOK, CESARET SINIRSIZ.

Son prototip göğe yükseldi.
Son deneyin kedisi küçüktü. Hafifliği yüzünden yere düşmek yerine çarşafı dolduran rüzgârla yükseldi. Gökyüzünde küçük bir noktaya dönüşene kadar miyavlamasını duyduk.
Onu bir daha göremedik. Uzaya kedi gönderen ilk Türkler olduğumuzu sandık fakat elimizden tutan çıkmadı. Bu felaket bize en azından bir sonraki deneyi kedisiz yapmamız gerektiğini öğretti.

Ertesi gün roket yapmaya karar verdik.
Roket yakıtı bulmalıydık. Arabalardan hortumla benzin çalmaya çalışırken yuttuğumuz benzin hepimizi hasta etti. Akşam boyunca 24. Sokak’ın orasına burasına kusarak mahallede huzursuzluk yarattık.
Artık bizi gören insanlar ve kediler saklanacak delik arıyordu. Evde perdeleri kibritle yakıp kolonya ile söndürmeye çalışınca yangını büyüttük. Sonra çubuk krakerden sigara yapmaya çalışıp kaş yaktık.
Babam sonunda eve yangın söndürücü aldı. Aile içinde risk yönetimi böyle başladı.

Ben çok ciddiydim; kimse inanmıyordu.
Yatağın altında kamyon lastiği biriktirmek, buzlukta hamam böceği dondurmak, yirmi sakızı aynı anda çiğnemek gibi alışkanlıklarımız vardı. Boş zamanlarda çatılarda dolaşır, sevmediğimiz apartmanların antenlerini kırardık.
Sevmediğim kerevizi annem görmeden cebime koyardım. “Yemeğini bitirdin mi?” diye sorulduğunda yalancı duruma düşmemek için “Hayır, cebime koydum” derdim. Kimse inanmaz, espri yaptığımı sanırdı.
O günden beri ne zaman ciddi olduğumu anlatmakta zorlanıyorum. Oysa çok ciddiydim. Sadece çayımı on iki şekerli içiyordum.
